Parayı iten 3 alışkanlık (Ve çözümleri 😉

Bir çok kişi para hakkında konuşur, ama bir türlü hayatında kalıcı değişimler yaratamaz. Neden?
Çünkü "bilmek yetmez".
Bilgilerin günlük hayata, bilinçaltına -yani her saniye yayılan enerjiye- indirilmesi gerekir.

Unutmamamız gereken bir şey var:
Bizler bilgiyi aslında "deneyimler" aracılığı ile bilinç altına indiriyoruz.
Yani ister 1000 kitap oku, ister 100 workshopa katıl, eğer teoriyi öğrendikten sonra günlük hayatında bir şeyleri değiştirmiyorsan; sonuç değişmeyecek.
Bilgi +Alışkanlık (Eylem) = Sonuç.

Bu hafta seninle parayı iten 3 hatayı ve bu alışkanlıkları yenileriyle nasıl değiştirebileceğini konuşmak istiyorum. Hazır mısın? Başlayalım!

1) "Param olunca ben .......... hissedeceğim" demek
Yukarıdaki cümleyi tamamlar mısın?
-Özgür?
-Rahat?
-Zengin?
-Huzurlu?
-Başarılı?
...........

YANLIŞ!!!
Bu düşünce, bu cümle tamamen Ego'ya ait. Ve sen bunu tekrarladıkça, "ihtiyaç" enerjisi yayıyorsun. (En büyük blokaj)
Sanki şu anda "eksikmiş" de, dışarıdan birşeyle kendini tamamlayacakmışsın gibi. Ego çok sever bu kalıpları:) Onun işi bu: Sana gücünü unutturmak!
Peki çekim yasası senin bu cümleni duyduğunda sana neyi getirecek?
"Kendini eksik / ihtiyaç halinde hissetmeye devam edeceğin durumları"

Para sana o hisleri getirmeyecek. Sen bu hisleri hissetmeye başlayıp; yokluk enerjisinden çıktığında, paraya izin vereceksin.
Yani paran olduğunda başarılı hissetmeyeceksin; sen zaten bugün başarılı hissetmeye başladığında o para sana gelecek. Özgür hissettiğinde de!
Huzurlu hissettiğinde de!

Yukarıdaki cümleyi hangi his ya da hislerle tamamladıysan bu hisleri kendine şimdi vermeye başla. Nasıl mı?
"Var" enerjisine geçerek!
Örneğin;
-Başarılıyım çünkü .......
-Özgürüm çünkü ......
Bu cümleleri kendine 3 dakika boyunca tekrarla. Aynı cümle ya da farklı cümleler olabilir. Önemli olan 3 dakika boyunca o enerjiye kendini çıkarman. Düzenli yaptığında, Düzenli = Her gün :) ,değişimi ve tabii ki sana akan bereketi göreceksin;)

2) Paradan korkmak
Belki ilk okuduğunda komik gelecek, "Paradan neden korkayım ki?" diye; ben de öyle düşünürdüm eskiden:)))
Hmmm, şimdi açık olalım:
Şu anda para ile ilgili sıkıntı içindeysen "Para gelmezse" diye korkmuyor musun?
Ya da eline para geçtiyse, ya da geçmesini hayal ettiğinde "Para giderse" diye korkmuyor musun?
:)
Bu iki düşünce kalıbı o kadar çok işlemiş ki içimize, bunların korku enerjisi yani parayı iten şeyler olduğunu fark etmiyoruz bile.

"Tanrım / Evren ben bu korku dolu düşüncemi ve bunun beni nasıl bereketten uzaklaştırdığını fark ettim. Lütfen bunu benden al ve ne yapmalıyım göster."

Bu duayı tekrarla ve Evren'in işaretlerini takip et.

3) Parayı (Güzel şeyleri) hak ettiğine inanmamak
Affetmek, koşulsuz sevgi, kendini sevmek sadece sağlıklı ilişkilerin değil; bolluk ve bereket içinde yaşamanın ve bunların tadını çıkarmanın da ön koşulu.
Sen kendini sevmediğinde, kendine güzel olan şeyleri içten içe layık bulmayacaksın. Kendini affetmediğinde, yine içten içe ceza olarak kendine o istediklerini vermek istemeyeceksin. Bu yüzden, ya parayı baştan itecek ya da para hayatında olduğunda endişeli bir şekilde onun gitmesini bekleyeceksin.

Tersini düşünürsek nasıl olur? :)
Sevgi enerjisi en yüksek frekans. Para enerjisi yüksek frekans. Yani para enerjisi ile hizalı olacaksın:)

Kendini sevdiğinde, en iyisini hak ettiğine inanacaksın. Böyle olduğunda, paranın sana gelmeme şansı var mı? :)
Hem de geldiğinde daha uzun süre sende kalmayı isteyecek;)

Peki kendini sevmeye nasıl başlayabilirsin? Kendini sevmemenin Ego'nun oyunu olduğunu kendine hatırlatarak. Bu sonradan öğrendiğin bir şey. Sen Dünya'ya kendini sevmeyerek gelmedin. Bunu sonradan öğrendin.
Bu paragrafı birkaç kez tekrarla, bunu hatırlamak bile kalbine, yani sana doğru kapıyı açmaya başlayacak.

Kendini koşulsuz sevdiğin, kendini affettiğin, kendini önceliğe koyduğun ve kendinle AŞK yaşadığın bir hayatı düşün şimdi. Güzel değil mi? Hatta sana bir sır vereyim mi? Bu, şu anda hayal ettiğin herşeye izin vermeye başlamanı sağlayacak anahtar.

Bu anahtarı Eylül ayında Yaratım Kursu'nda deneyimleyeceğiz, öğreneceğiz ve daha da önemlisi alışkanlık haline getirmeye başlayacağız!
Ve bunu senin de kaçırmanı istemediğim için, 10 kişilik ek kontenjan açtım. Sen de kendine, sevgiye ve isteklerine izin vermeye başla!
Detaylar ve kayıt için bu linke tıkla:

"YARATIM GÜCÜNÜ" doğru şekilde, İstediğin Hayatı Yaratmak için kullanmayı öğrenmek için seni de YARATIM KURSU'na bekliyoruz!

Net adımlarla ilerleyerek, hızlı şekilde sonuç almak istiyor musun?
Yaratım Kursu- Grup Koçluk Programına seni de bekliyoruz.

SON 10 KİŞİ!

1 Eylül'de başlıyoruz!

Yaratım Kursu; benim rehberliğimde, 
Her ay o ayın konusu özelinde:
*Ayın ilk günü "Eğitim" dersi,
*Ayın 2. günü; (Kundalini) Meditasyonu,
*Ayın 2. haftası; Vizyonlama dersi,
*Ayın 3. haftası; Reiki şifa seansı,
*Ayın 4. haftası; Etüt saati (Ayın konusu hakkında özet ve toparlama)
çalışmalarına ulaşabildiğin üyeliğinin aylık olarak otomatik yenilendiği,  Grup Koçluk Programıdır.

Her ay seni isteklerinle buluşturmak için yola çıkıyoruz. Her ay yepyeni bir workshop seni bekliyor!
Eylül ayının konusunu duydun! Elini çabuk tut, sadece sınırlı sayıda açtığım bu ek kontenjandan yararlanacak kadar kendini seviyorsun değil mi?

Parayı iten bu 3 alışkanlıktan hangilerinin sende olduğunu fark ettin? Peki bunlarla ilgili bugün ne yapmaya başlıyorsun? Lütfen aşağıdan paylaş!

Yaratım Kursu'na katıl

Bu mesajı duymasını istediğin arkadaşların var mı? Aşağıdan sosyal medya butonları aracılığı ile bülteni paylaşabilir ya da emaili yönlendirebilirsin.

Sevgilerimle,
Sevil

İçindeki Negatif Ses ve SEN- Bölüm3: "İşte Duymak İstediklerin"

Bu hafta öncelikle, istediğin hayatı yaratmakla içindeki Mr. / Mrs. Kritik Ses arasındaki bağlantıyı kısaca açıklayarak başlamak istiyorum:

Sen isteğinin siparişini verdin ve Evren seni onunla buluşturmak için hazır.
İsteğinin hayatında olmamasının 2 öncelikli sebebi olabilir:
1- Enerjin, isteğinin enerjisi ile hizalı olmayabilir
2- Onu hak ettiğine inanmıyor olabilirsin

Peki, şimdi açık olalım:
-Kendine sürekli neyi neden yapamayacağını söylersen enerjini nasıl yüksek tutabilirsin?
-Kendine sürekli olarak kızarsan, öfkeli konuşursan, kendini cezalandırırsan, sence arka tarafta o sevgi dolu ilişkiye, o hayallerinin işine, o zenginliğe "ait" hissedecek misin?
-Sen inanmadığında, o isteğin sana neden ve nasıl gelsin?

Aradaki bağlantıyı net olarak görebiliyorsun değil mi? ;) 
Acı gerçek, ama durum bu. Ve bunu bilmen çok önemli, çünkü eğer problemin nasıl oluştuğunu gördüğünde, çözümün de senin elinde olduğunu fark edeceksin!

O zaman şimdi ne yapacağımıza gelelim:
Projenin adı: "Hayatımdaki En Önemli Konuşma-Kendimle Olan Konuşmam"

Diyelim ki; Üst Yönetime bir sunum yapacaksın, ya da sevgilinle önemli bir konuyu konuşacaksın, ne kadar hazırlanırsın? Yazıp çizer misin konuşmayı? Arkadaşlarına danışır mısın? Prova yapar mısın? Kulağına nasıl geldiğine dikkat eder misin?

Peki ya kendinle yaptığın konuşmalar için ne kadar hazırlanıyorsun?
(Bu soruyu bir kez daha sor kendine ve cevap verdikten sonra okumaya devam et;) )

Kendinle yaptığın konuşmalar en önemli konuşmalar çünkü 7/24 yapıyorsun, 7/24 dinliyorsun ve 7/24 bu konuşmalara inanıyor ve onları gerçeklerin olarak kabul ediyorsun.
Yani; eğer kendine olumlu konuşuyorsan, "Süper!" ama eğer kendine karşı olumsuz, sert, sürekli negatifleri konuşuyorsan....

Kendinle nasıl konuşmalısın?

Büyürken annenden/babandan, kardeşlerinden ya da diğer büyüklerden (ya da genel olarak; önemsediğin, büyürken senin için onaylarını almak en önemli olan kişilerden) neler duymuş olsaydın;bugün kendine daha çok güvenen, daha çok inanan, kendini daha mutlu, daha yeterli hisseden << Test First Name >> olurdun?

Bu cümleleri listele şimdi:

-…………. (İsmin), Sen .................sın!
-…………. (İsmin), Sen .................sın!
-…………. (İsmin), Sen .................sın!
............
(Örnek; ………………. Sen yeterlisin! …………………. sen seviliyorsun! ......)


En az 3 cümle yaz ve kendine bir söz ver: Bu cümleleri 21 gün boyunca her gün kendine söyleyeceksin! En az 10 kez tekrarlayarak günde 3 doz:) 
Sabah kalkıyorsun; yazdığın 3 cümleyi kendine (Hatta ayna karşısında yaparsan süper olur) 10 kere söylüyorsun! Sonra da bunu öğlen ve akşam da tekrarlıyorsun. Anlaştık mı? Yapıyor musun? Buradan paylaş.

Motivasyonla haftaya başlamasını istediğin arkadaşlarınla bu emaili aşağıdaki butonlar aracılığı ile paylaşıp onların da hayatlarının değişmesine aracı ol.

Sevgilerimle,
Sevil
İstediğin Hayatı Yarat

İçindeki Negatif Ses ve SEN -Bölüm2: "Öfke / Kızgınlık"

Geçtiğimiz hafta başladığımız seriye devam ediyoruz ve bu bayram içimizdeki ses ile ilişkimizi geliştirme hediyesini kendimize veriyoruz;)
Bu hafta; içimizdeki Mr. / Mrs. Kritik Sesin öfkeli konuşmalarını inceleyelim mi beraber?


Büyürken neler duymak isterdin?
Şimdi senden bir şey hayal etmeni istiyorum:
Karşında küçük bir çocuk var, 6-7 yaşlarında.
Yanındaki büyüklerin beklediği, onların dediği gibi davrandığında "Aferin" ya da "Ay benim akıllı çocuğum" takdirlerini alırken; bir konuda beklentileri karşılayamadığında ya da beklentilere uygun davranmadığında "Sen de hiç bir şey beceremiyorsun", "Bunu da yapamadın", "Yine mi olmadı?", "Bir türlü öğrenemedin!"... gibi cümleler duyuyor.
Sen de bu duruma izleyicisin.
Ne yapardın?
O çocuğun hevesini, özgüvenini, kendi ile ilgili düşüncelerini korumak ve geleceğini şekillendirirken doğru bilgilerle kodlamak için nasıl konuşurdun ona?
..........
Peki ya kendine nasıl konuşuyorsun?
En son ne zaman kendine kızdın?
Geçtiğimiz hafta?
Dün?
Bu sabah?
Az önce?
Kendini sevmek, sadece köpüklü banyolar yapmak değildir:)
Kendini sevmek; kendine en çok kızdığın zamanlarda da kendine karşı yumuşak olabilmek, kendine motive edici konuşabilmek ve kendini affedebilmektir.

İşin komik yanı ne biliyor musun?
Kendine çok kızgın ve öfkeli konuşmayı alışkanlık haline getirmiş kişilerle konuştuğumda çoğunlukla altında yatan sebep "İleride daha iyi bir performans göstereyim diye sert konuşuyorum" iken; bu konuşma tarzı özgüveni kırıp daha çok korku ve endişe yüklediği için kişilerin öncesinden de negatif sonuçlar almasına neden oluyor.

Bunun bir alışanlık olduğunu fark et
Evet bu bir alışkanlık! Bu küçükken gözlemlediğin ya da maruz kaldığın bir alışkanlık. Belki annen/babandan böyle duydun ya da onların kendileriyle ilişkileri böyle sertti ve sen de bunu "doğru" sanarak aldın.

O zaman şimdi seçim zamanı
Eski alışkanlığa devam etmek mi istiyorsun yoksa yeni bir alışkanlık mı oluşturacaksın?
Kendiyle barışık, özgüvenli ve mutlu görünen kişiler sence mükemmel oldukları için mi öyleler yoksa hata yaptıklarında, birşeyler istedikleri gibi gitmediğinde kendilerini tekrar motive edip, ayağa kalkıp tekrar devam ettikleri için mi?
O zaman sen de öyle olmaya var mısın?

Kendine karşı daha anlayışlı olmak istiyor musun?
O zaman şu anda yapacağın ilk şey bir kağıt almak ve üzerine BEN "KALP" BEN yazmak ("Ben Kendimi Seviyorum" diye de yazabilirsin:) ).
Ve bu kağıdı gün boyunca çok sık görebileceğin bir yere koy. Bunu yaptıktan sonra resmini çekip sosyal medyada paylaş ve lütfen beni de etiketlemeyi unutma;)

İki; kendine en sevdiğin kişiye nasıl davranacaksan öyle davran.
Sadece 1 hafta.
Birşeyi zamanında bitiremediğinde ne söylersin o sevdiğin kişiye?
Ya da "Yapamıyorum" dediğinde, zorlandığında???

Hayatımızda yaptığımız yapacağımız en önemli diyalog kendimizle olan ve maalesef en acımasız davranıp, en kırıp döktüğümüz de o.
1 hafta farklı birşey yapmaya var mısın?
Bak bakalım, nasıl bir hafta olacak? :)
Kimler bu hafta kendisine karşı böyle konuşmayı seçiyor?
Lütfen sonrasında bizlerle paylaşmayı da unutma!

Geçen hafta yayınlanan Bölüm 1: "İçsel Kritik; "Yapamazsın / Başaramazsın" dediğinde ne yapmalısın" okumak için bu linke tıkla.

Motivasyonla haftaya başlamasını istediğin arkadaşlarınla bu bülteni aşağıdaki butonlar aracılığı ile paylaşıp onların da hayatlarının değişmesine aracı olabilirsin.

Sevgilerimle,
Sevil
İstediğin Hayatı Yarat

Yeni Seri: "İçindeki Negatif Ses ve SEN" -Bölüm1

Bu hafta ve devam eden haftalarda içindeki o negatif konuşan ses, onun sana neler yaptığı ve onu alt etmek için neler yapabileceğin üzerine konuşacağız. Hazır mısın? Başlayalım:)

Tanıştırayım: Mr. / Mrs. İçsel Kritik
Fark etmeni istediğim en önemli şey; içinde her zaman dönen 2 ses olduğu.
Bunlardan birisi senin neyi neden yapamayacağını ve neden işlerin istediğin gibi gitmeyeceğini söylerken; daha kısık sesli ve derinden gelen bir ses ise, "Yapacaksın", "Olacak", "Sen güçlüsün" diye konuşuyor.
Dışarıda gördüğün; başarılı dediğin, aşmış bu konuları dediğin insanlarda da bu 2 ses var.
En yakın arkadaşında da.
Sende de.
Bende de.
Ve tıpkı bahçene ektiğin tohumların hangisini beslersen, hangisi ile ilgilenirsen onun büyümesi gibi; bu seslerden de hangisini dinlersen hangisini beslersen, o SENi ve dolayısıyla hayatını şekillendirecek.

O ilk sese; "İçsel Kritik" diyelim.
Dışarıdan aldığın herhangi bir uyaran karşısında bilgi önce bu içsel kritiğin elinden geçiyor:)

Bu hafta:
İçsel Kritik; "Yapamazsın / Başaramazsın" dediğinde ne yapacağınla başlayalım.

1. Adım:
Önce bunu fark et.
Konuşan "Mr. / Mrs. İçsel Kritik". Onun görevi bu.
Bu "Doğru" olduğu için öyle konuşmuyor. Onun tek bildiği dil bu.

2. Adım:
O ses ile dalga geç.
"Ay yine başladı bizim huysuz teyze / amca" diyebilirsin mesela:)
Böylece yine kendini, kimliğini, o sesten ayırıp onun etkisi altına kendini sokmamış oluyorsun.
Kimin konuşması o ses? Annen? Baban? Komşu teyze? Bu ses ile dünyaya gelmedin sen, sonradan öğrendin. Demek ki bunu değiştirmek bizim elimizde.

3. Adım:
Seçim yap / Dua et: "Evren, buna daha farklı bakmayı seçiyorum" de.
Derin bir nefes al ve bırak. Bunu 3 kez tekrarla.

4. Adım:
Kendi kendinin en büyük hayranı ol.
"Sen neye inanırsan o konuda haklı çıkacaksın!"
Tersine inanmayı bırakıp kendi önünden çekilmek için şimdi yapacağın kendine "motive edici" cümleler söylemek.
Kendinin en iyi arkadaşı olmak.
Kendine o beklediğin destek cümlelerini sunmak.
Kendine "ona inandığını göstermek!".

Bunu yapabilirim çünkü .......
Bunu başarabilirim çünkü ......
cümlelerini tamamla.
Sen bu seçimi yaptığın anda bu adımdaki cümleleri söylediğinde zihnin onu tamamlayabilmen için örnekler vermeye başlayacak.
-Bunu başarabilirim çünkü daha önce de şunları yapmıştım
gibi cümleleri sıralamaya başlayacaksın.

Senin o huysuz teyze/amca neler söylüyor sana? Peki sen bugün buna farklı bakmaya başladın mı? Sen onunla nasıl dalga geçiyorsun? Kendine hangi güzel örnekleri hatırlatıyorsun?
Lütfen aşağıdan paylaş bizimle.

Haftaya kritik ses sana; kendine kızma, kendine sert davranma şeklinde konuştuğunda neler yapacağın üzerine konuşacağız. O zamana kadar bu hafta kendine güvenini arttırmaya ve kendini motive etmeye devam!

Motivasyonla haftaya başlamasını istediğin arkadaşlarınla bülteni aşağıdaki butonlar aracılığı ile paylaş!

Sevgilerimle,
Sevil
İstediğin Hayatı Yarat

Başarı ve Huzur İçin 10 Kural -3. Bölüm 🌟

Kaldığımız yerden devam:) Dr. Wayne Dyer'ın Başarı ve Huzur İçin 10 Kural kitabındaki son 4 maddeyi kendi yorumlarımla seninle paylaşmaya devam ediyorum.
Daha önceki 6 maddeyi okumak için lütfen aşağıdaki linklere tıkla:

1. Bölüm, 2. Bölüm

7) Kendine, şimdiden "Olmak istediğin kişiymişsin" gibi davran
En az bir kişisel gelişim kitabı okuduysan, duyduğundan emin olduğum, fakat bir o kadar da uygulamaya geçirdiğinden emin olamadığım maddeye geldik şimdi.

Hayallerini gerçek yapmak istiyorsan bugün şu anda uygulamaya geçmen gereken madde bu!
Kim olmak istiyorsan, nasıl bir hayatın olmasını istiyorsan; o şu anda olmuş gibi davranmaya başlamak.

Sen bugünkü sen olmaya devam edersen, Evren de bugünkü SANA göre önüne fırsatları ve olayları getirmeye devam ederse; nasıl "o istediğin hayatı" yaşamaya başlayacaksın ki???
Anlıyorum, bugün milyonları olan sen gibi ya da ilişkisi olan sen gibi gününün tamamını geçiremeyebilirsin. Peki ya gün içinde hiç mi "o kişi" gibi düşünüp, karar veremezsin?

"Zengin olan sen" nasıl beslenir?
"İlişkisi olan sen" arkadaşlarıyla nasıl planlar yapar?
Örnekleri daha da arttıralım mı? :)

Eğer geleceğinin bugünden farklı olmasını istiyorsan, BUGÜN bir şeyleri değiştirmelisin! Ve BUGÜN o kişi olmaya başlamalısın!

Ödev: Hayalini düşün şimdi. Peki o hayali yaşayan SEN bugün ne yapardı, neler düşünür, hangi adımları atardı? Bugün bir adım at! Ve benimle de paylaş!

8) Kızgınlığına tutunmayı bırak
En son ne zaman "Kızgın olmaya hakkım var" dedin? :)
Böyle anlarda karşımdakini sakince dinledikten sonra hep şu gerçek ile başlıyorum:
Kızgınlık ve kırgınlıklarında neden haklı olduğunu anlatmaya başladığın her an, sadece o durumu daha çok yaratmaya devam ediyorsun.

Biliyorum gıcık bir durum:) Biliyorum bu konuyu konuşup konuşup haklılığından bahsetsen daha iyi hissedecekmişsin gibi geliyor. Ama maalesef Çekim Yasası öyle çalışmıyor.
Ego, geçmişe tutunmak ve kızgınlıkları bırakmamak ister. Ama sen neye odaklanırsan onu hayatına daha çok davet ediyorsun. Peki o zaman kim kazanıyor? ;)

Tabii; bir de, aslında "haklılık" peşinde koşmaya çalışırken, "gücünü" karşı tarafa verdiğini de unutmayalım.
..... bana bunu yaptı ya da,
...... bana şunu yapmadı.
Duygusal durumun ile ilgili başkasını suçladığın her an, aslında ona duygusal durumun üzerinde güç vermiş oluyorsun!

Evet yaptıkları ile sana zarar vermiş ya da seni üzmüş olabilir.
Fakat bugün bir seçim hakkın var!
Bugün bunu konuşmamayı, buna güç vermemeyi ve bu durumu beslememeyi seçebilirsin.
Bugün yeniden bir seçim yapabilirsin.
Bugün bu kişinin geleceğinde seni etkilememesini seçebilirsin.

Ödev: Her durumda senin de kontrolün olduğunu unutma. Gücünü başkasına vermemeyi seç. "Haklı olmak yerine Mutlu olmayı seçiyorum" de. Hatta bugün bu kararı aldıysan, instagram'da da paylaş ve beni de etiketlemeyi unutma. sevileskiciogluofficial

9) Kutsallığını hatırla
Sen Evren'in parçasısın!
Sen Tanrı'nın parçasısın!
Sen (Senin için Yüksek Güç kavramı ne ise) O'nun parçasısın!

Okyanusa bir bardak daldırsan, aldığın su yine okyanustur. Onun parçasıdır. Evet onunla aynı şekilde güce sahip olmayabilir ama yine de okyanus.
Sen de hep Evren olmaya devam edeceksin.
En büyük problemler ondan ayrı olduğunu düşünmekten kaynaklanıyor.
Evren'in hep seninle birlikte, senin yanında olduğunu hatırlasan, atmak istediğin adımlardan korkar mısın?
Ya da isteklerinin gerçekleşeceğinden şüphe duyar mısın?
HAYIR.

Ego, ise sana kendini küçük ve bütünden ayrı olduğunu düşündürten düşünce. Yani korktuğun, şüphe duyduğun, yalnız hissettiğin her an Ego'dasın.

Ödev: En çok hangi anlarda Evren ile bütün olduğunu hissediyorsun? En çok ne yaparken yaratıcılığın en yüksek seviyede? En çok hangi anlarda içindeki gerçek gücü hissediyorsun? Listele ve her gün nasıl bu anları hayatına dahil edebileceğini düşün.

10) Bilgelik, Seni zayıflatan düşünceleri bırakmaktır
(Favorim)
Her bir düşüncen, seni ya zayıflatıyor ya da güçlendiriyor.
Her bir düşüncen, seni ya daha negatif hissettiriyor ya da daha pozitif.
Her bir düşüncen, seni ya isteklerine daha çok yaklaştırıyor ya da seni uzaklaştırıyor.

Sürekli negatif düşüncelerle zihnini beslemeye devam edip, pozitif bir hayat yaratamazsın.
Hocam Gabriel Bernstein'in meşhur sözünü hatırlayalım mı? "Mutluluk tembel işi değildir".
Yanlış anlama, hepimiz mutluluğu hak ediyoruz, fakat, zihnimiz mutluluğa programlı değil! Ve biz eğer onu programlamaz, onu yönetmezsek; o bizim hayatımızı korku ve endişe ile yönetecek demektir.

Ödev: Bugün bu emaili okumadan hemen önce aklından neler geçiyordu? Gün içinde düşüncelerini takip et. Neler düşünüyorsun? Hayallerini mi? Yoksa daha çok korku ve endişelerini mi? Negatif düşüncelere odağının kaydığını fark ettiğinde kendini durdur. Ve o anda daha güzel bir düşünceyi seç. Büyümesini istemediğin fidanı sulama.

Bugünkü 4 maddeden en çok hangisini sevdin? Hangisini hemen bugün uygulamaya geçiriyorsun?
Çevrenle bu emaili paylaşmayı unutma. Hatta sen hangi maddeyi bugün uyguluyorsan arkadaşına da söyle, ona da ilham ol;)
Hep beraber değişimi deneyimlediğimiz bir hafta olsun.

Bu arada,
Eğer değişimde kararlıysan ve "Evet, ben İstediğim Hayatı Yaşamayı Seçiyorum!" diyorsan sana bir haberim var:
Bireysel koçluk için SON 1 KİŞİ!

Bireysel Yaşam Koçluğu seansları ile; "Hayallerinle aranda duran bariyerlerden özgürleş" ve İstediğin Hayatı Yarat.

3 ya da 6 aylık bireysel yaşam koçluğu paketleri ile,
*İstediğin AŞK,
*İstediğin İŞ,
*İstediğin PARA,
*İstediğin HUZUR,
*İstediğin HAYAT ile buluşmaya başla.

Daha önceki danışanlarımın dönüşüm hikayelerinden okumak içintıkla.
"O yaptıysa sen de yaparsın!"

Bireysel Seanslar hakkında detay bilgi için bana yaz.