Negatif hissetmen neden aslında o kadar negatif değil? 😃

En çok aldığım sorulardan biri: "Nasıl negatif hissetmem / Nasıl her zaman pozitif hissedebilirim?"
Cevabım biraz şaşırtıyor:)
"Sen zaten hep iyi hissettiğin bir yerden geldin. İnsan olma deneyimi ise yanında bu negatif hissetmeleri getiriyor" ve ardından devam ediyorum:
"Hem bu hisler sandığın kadar kötü değil, ve bu yaratım yolculuğunun en önemli parçalarından biri!"

Bu sorunun geldiği yeri çok iyi anlıyorum; çünkü ben de oradaydım:) Hayatında kendini kurban gibi hissettiğin, hayatını değiştiremiyormuş ve güçsüzmüş gibi bir yanılgıyı yaşadığın dönemden çıkıp; içindeki gücü keşfedip istediklerini yaratabileceğini anladığında, sen değiştiğinde dünyanın değiştiğini deneyimlediğinde, pozitif hissedip Evren'in enerjisi ile hizalandıkça yaratımlarına izin verdiğini gördükçe, "hep" pozitif hissetmek istiyoruz. Ama dediğim gibi öncelikle biz zaten "insan olma deneyimini" yaşamayı seçip geldik, ve bu oyunun içinde bu negatif hislerin de olacağını biliyorduk, buna imzamızı attık:) Çünkü bu hisler aslında bu oyunu macera ve yaşanılır deneyim yapan şey! Nasıl mı?

1- Negatif hissettiğin anda bile, aslında yeni ve pozitif siparişin Evren'de hazırlanmaya başladı!

Evren'de bir sorun oluştuğu anda, çözüm de yaratılmıştır! Yani sen negatif hissettiğin anda aslında çok çok çok daha iyi hissedeceğin o konuyla ilgili pozitif siparişin Evren'de hazırlanmaya başlıyor.

Yani; yalnız olmaktan sıkıldığında, işin artık eskisi kadar seni heyecanlandırmadığında ya da banka hesabındaki tutar seni rahatsız ettiğinde aslında Evren'de "bu durumların zıttı" şartlar oluşmaya başladı.

"Peki o zaman neden herkes pozitif hissetmek üzerine konuşuyor?"

Sorun negatif hissettiğin ve bunu fark ettiğin an değil; sorun orada kalmaya devam etmen, değiştirmek için adım atmaman, çözüm ile değil problemle ilgili konuşman.

Negatif hissettiğimiz anlarda Evren bizi genişlememiz, büyümemiz, yeni yaratımlar deneyimlememiz için çağırıyor. Bu çağrıyı duyup duymamak ve cevaplayıp cevaplamamak ise tamamen bize bağlı.

2- Negatif hislerin senin en önemli "uyarı" mekanizman!

Sen arabanın Navigasyonuna gitmek istediğin yeri girdiğinde, eğer o tarafa doğru gitmiyorsan navigasyon seni uyarmayacak mı?
-Bir sonraki ışıkta U dönüşü yap,
-Sağa dön,
-Sağa dön...

Şimdi bu noktada navigasyona kızmamızın, ya da yola kızmamızın, ya da yolculuğa kızmamızın bir anlamı var mı?
Gerçi ben o konuşan sesle kavga eden birkaç kişi gördüm ama:)))
Önemli olan, mesajı aldıktan sonra ne yaptığın?
Kulağını tıkayıp hala devam mı edeceksin?
Navigasyona (yani hislerine) mı kızacaksın?
Ya da "Bir dakika, ben neden böyle hissediyorum; demek ki şu anda isteklerime doğru gitmiyorum, Evren beni uyarıyor" mı diyeceksin?

Sonuncusunu seçtiysen, hayatının sorumluluğunu aldın ve kurbanlıktan çıktın demektir. Bu noktada kendine sorabileceğin sorulara örnek verecek olursam:
-Şu anda ne düşünüyorum; istediklerimi mi, istemediklerimi mi?
-Şu anda yaptıklarım olmak istediğim BEN'in yapacağı şeyler mi, yoksa değil mi?
-Şu anda ne konuşuyorum, bugün neler konuştum, çok mu şikayet ettim?
.........

Unutma, yaratım yolculuğunda düşeceksin, çünkü öğreniyor ve büyüyor daha fazlasına izin veriyorsun; önemli olan "ne kadar hızlı" ayağa kalktığın yani ne kadar hızlı negatif hislerinin sana uyarısını fark edip odağını ve adımlarını isteklerine çevirdiğin!

Bülteni açmadan önce hislerin nasıldı? Bülten sonunda nasıl? Neler fark ettin, bu bülten şu anda sana en çok neyi hatırlattı? Lütfen aşağıdan paylaş bizimle!

3 Adımda D🌕lunay Ritüeli 🔥

Haftaya duygusal bir “temizlik” yaparak başlamaya hazır mısın?.
Sen de dolunay dönemlerinde ekstra duygusal (heyecanlı, sinirli, duygusal, yani hepsinden fazla fazla:) ) hissedenlerden misin? Yalnız değilsin :)
Ay bizim duygusal bedenimizle birebir ilgilidir.

Eğer fark etmediysen dün dolunaydı yani bu bir hafta duygusal dalgalanmalar yaşıyorsan, bu gayet normal :)
Dolunay dönemleri ayrıca bir dönemin sonuna gelinmesi de demek. Unutma kapanan her dönem, yeninin de habercisidir. Ama bunun için birşeyleri “kapatmamız” gerekir.

Yani “yeniye” izin verebilmek, yer açabilmek için önce bazı dosyalarımızı kapatmalıyız öyle değil mi?

“Atma” ya da “bırakma” yani kapatma enerjisinin üzerinde çok duruyorum çünkü toksik ve bize iyi gelmeyen şeyleri hayatımızda tutmaya çalıştığımız sürece, eklediğimiz güzelliklerin de tadını çıkaramadığımıza hatta onları sabote ettiğimize her gün -maalesef- tanık oluyorum. Bardağında artık soğumuş ve sana keyif vermeyen çay var. Onu dökmeden üzerine çok sevdiğin taze kahveni koysan, sence aynı tadı verir mi?

O zaman gel beraber bu dolunayda neleri bırakacağımızı konuşalım!
Lütfen bu egzersizi kağıt kalemle yap.

1. Adım: Neleri bırakacağımızı saptarken, tersten gidelim.
Önce ne istediğini yaz. Net bir şekilde, kağıdın en başına, büyük harflerle isteğini yaz:
SEVGİ DOLU İLİŞKİ
MUTLU VE YARATICI OLDUĞUM İŞ
HUZURLU HAYAT
vb…

2. Adım: Bu isteğine giden yolda şu anda sana engel olan, enerjini çeken, seni durduran şeylere bakalım. Şimdi aşağıdaki soruları cevapla. Çok sorgulamadan, ilk aklına gelenleri yaz.

a) Bu isteğini düşündüğünde seni geriye çeken, enerjini düşüren kişi/kişileri yaz.
b) Bu isteğini düşündüğünde aklına gelen en az 1 adım olduğuna eminim. O adımı atman konusunda seni durduran düşüncen/inancın ne?
c) Bu isteğini yaşayan seni düşünelim şimdi. O SEN, şu anda yaptığın hangi alışkanlığı bırakmışsın?

Bu sorulara açık açık cevap verdik mi? :)
Güzel! 3. Adıma geçebiliriz demektir.

3. Adım: Bugün yukarıdaki durumlardan birini seç.
A, B ya da C'den birini ve bununla ilgili bir adım at.
“1 TANE”
Bu belki sana iyi gelmediğini bildiğin bir alışkanlığı bırakmak, sana destek olmayan kişilerle ilişkilerini gözden geçirmek ya da sınır koymak olabilir. Yeter ki, bugün "eskiyi kapatalım" ve yeniye yer açalım!

Ve biz insanoğlu, bir karar verdiğimizde bunu paylaşırsak, o kararımızda devam etmemiz çok daha kolay. Bu dolunayda neyi bıraktığını bizimle de paylaşmak ister misin? Aşağıdan yaz.

Seni bağlayan, potansiyeline gitmene engel olan zincirlerden özgürleşmenin zamanı geldi!

Dolunay enerjisinden yararlanıp özgürleşmesini istediğin ve tabii ki istediği hayatı yaratmasına yardım etmek istediğin arkadaşların var mı? Aşağıdaki sosyal medya butonları aracılığı ile paylaşabilirsin.

Sevil
İstediğin Hayatı Yarat

Hatalarını neden sevmelisin?

Elimde sihirli bir değnek olsa, hemen bugün potansiyelini yaşamanın önündeki en büyük engellerden olan "hata yapma korkusunu" senden almak isterdim. Dikkat edersen; hata yaptığın durumları, hata yapabilme ihtimalini ya da hatayı ortadan kaldırmak isterdim değil; çünkü hata yapmanı istiyorum. Hata yapmanı, denemeni, adım atmanı, risk almanı istiyorum. Hayallerin seni bu adımların sonunda bekliyor! O zaman; benim sihirli değneğim "emaillerim" diye düşündüm ve bu email ile senin hata yapmak ile barışmanı sağlamaya karar verdim! :)

Hatalarını neden sevmelisin?

1- Sev çünkü bu senin denediğini gösterir
Hata mı yaptın?
Oleyyyyy! Tebrikler!
Cesaretin için, adım attığın için, bugün dünden bir adım daha ileride olduğun için kocaman alkışşş!
Attığın adım ne olursa olsun sana bir şey öğretti.
Öğrendiğin bilgiyi alıp, gelecekte bunu doğru yönde kullandığın sürece; hata yapmış olamazsın ki!
Koray ile "zaman makinesi" üzerine konuşuyorduk. "Ne zamana gitmek isterdin?" diye sorduğunda cevap veremedim. Eskiden sürekli olarak geçmişteki bir şeyleri değiştirmeye kafasını takan biri olarak, bu beni şoka soktu. :)))
"Kullanmazdım" dedim.
Çünkü geçmiş her şey beni bugüne getirdi. En ufak bir şeyi bile değiştirsen, bugünün aynı olmaz ki! Bugünüm "mükemmel" olduğu için değil, daha yapacağımız çok ilerleme var, ama bugünümde o kadar çok kazanım ve güzellikler de var ki; biliyorum ki geçmişteki hatalarımdan öğrenerek bunları yarattım. Neyi yapmamam gerektiğini öğrenerek ne yapmam gerektiğini buldum. Bunları değiştirmek istemiyorum.
Bugününde sevdiğin birkaç şeyi düşün şimdi. Geçmişteki bütün anların bunların yaratımına aracılık etti. Hataların da dahil!
Çok önemli bir şey söylemem lazım sana; hatadan bu kadar korkulmasının en temel nedeni bu yanlış anlama:
"Hata yapmak" ile "Hata olmak" yani hatayı bir karakter özelliğiymiş gibi içselleştirmek farklı iki şey.
Hata yapabilirsin bu senin karakterini, senin yeteneklerini, senin kim olduğunu göstermez!!! Sadece "denediğini" gösterir ki; bu da alkışlanacak bir şey.
Ne kadar çok insanın olduğu yerde kaldığını, denemekten bile korktuğunu bir bilsen! Bütün başarılı insanlar hata yapmıştır! BÜTÜN!
Bugün ne yaşıyor olursan ol; eğer ilerlemeyi, büyümeyi, gelişmeyi seçmişsen, hatanı seni daha iyi bir sen yapmak için önündeki bir basamak olarak gör ve cesaretin için kendini kutla!

Hatanı sev çünkü seni bugüne getirdi

2- Sev çünkü üzerindeki baskıyı kaldırdı
İlk defa kendi arabamı aldığımda (sıfır, 2008 Volkswagen Polo) üzerimde nasıl bir stres vardı anlatamam:)
-Ben daha araba kullanmayı bilmiyorum ki!
-Ay araba sıfır km, en ufak bir çizik olsa üzülürüm (ki içten içe biliyorum nasıl olsa çizilecek)
-İstanbul trafiğinde delilik bu yaptığım...

Araba daha 8 günlükken kaza yaptım!
Otobüs sol aynamı aldı götürdü (çok sevdi galiba:))
Ve durum tamamen benim hatamdı! Yan yoldan çıkarken başımı çevirip bakmamıştım bile.
Ama bu hata üzerimdeki "kaza yapmamam gerek, sıfır araba" baskısını aldı götürdü ve sonraki günlerde çok daha rahat arabanın başına geçtim.
1- Çünkü artık baskı kalkmıştı:) Kaza yaparsam ne olur? Ya kaza yaparsam? Aman aman dikkat modu geride kaldı:)
2- Kaza yaptım, polis raporu tutuldu, sigorta ile neler yapmam gerekiyor gördüm öğrendim. Yani tecrübe elde ettim. Bilinmezlik ortadan kalktı. Araba kullanırken mutlaka dikkat etmem gereken bir şeyi daha öğrendim. Bilinmezlik stresi de böylece geçti, gitti.

Ne oldu hata yaptın; eee sonra?
Düşündüğünden daha güçlüsün!
Sen "Hata yaptım tamam oynamıyorum" diye söyleyip bırakmadığın sürece, oyun devam ediyor ve hep devam edecek!

Şunu fark etmeni istiyorum;
-Arabayı güzel kullanmalıyım ile Araba ile kaza yapmamalıyım arasında ciddi fark var.
Birisi sürekli olarak korku ile üzerinde stres yaratırken ve senin potansiyelinin önünde dururken, diğeri sevdiğin, istediğin için kendine verdiğin bir hedef.
Ben o kazadan sonra artık "keyifle, güvenle, zevkle" araba kullanmaya odaklanabildim:) Ve çok şükür bugüne kadar da bir daha kaza yapmadım.

Hatanı sev ve olmamasını istediklerine değil "isteklerine" odaklan!

Hiç hata yapmamış birisi olmaktansa, hata yapmış, denemiş, çabalamış, öğrenmiş, ilerlemeyi seçmiş ve HAYATI YAŞAMIŞ biri olmayı tercih ederim. Üstelik eğer hatalarından öğreniyorsan, onlara "hata" demek bile ne kadar doğru, sence de tartışma konusu değil mi? Hata yapmak konusunda senin düşüncelerin ne? Hatalarını sevmeye var mısın?
Aşağıdan paylaş bizimle.
Bu bülten ile ilham olmak istediğin, adım atması konusunda cesaretlendirmek istediğin ve tabii ki hatalarını sevmesini istediğin arkadaşların var mı? Lütfen aşağıdaki sosyal medya butonları aracılığı ile paylaş.

Adım at, hata yap ve devam et!

Sevil
İstediğin Hayatı Yarat

Yeni fırsatlar için bunu yap 👉

Geçtiğimiz hafta çok alışık olmadığım bir şey oldu: 2 gün boyunca programsızdım! :)
Geçirdiği her günü planlı, programlı ve dolu olan benim gibi biri için açıkçası bu biraz istisna bir durum. Sana şöyle bir örnek vereyim; çoğunlukla dinlenme / kendini şımartma zamanlarımı bile ajandama koymam gerekiyor ki, unutmayayım:)

Duydun mu bilmiyorum, bu cumartesi California'ya taşınıyoruz. East Coast'dan West Coast'a taşınırken de sadece yanımıza belirli eşyaları alacağız - Jeep'imizin kapasitesine güveniyoruz:) - Bu da bu evdeki bir çok eşyayı bırakmak anlamına geliyor. Hem bu eleme işlemi için, hem gitmeden arkadaşlarımla vakit ayırmak için, hem de 1 haftalık yolculuğa kendimi hazırlamak için bu 2 haftamı oldukça boşaltacak şekilde planladım. Sadece Yaratım Kursu ve bireysel seanslarımı programa koyup, diğer her şeyi önceden tamamladım. Sonuç; arkadaşlarımla planım olmayan 2 gün ve neredeyse hiç bir iş yapmadım!
Ve ne oldu biliyor musun?
Yaratıcılığım coştu! :)
Yıl sonuna kadar ve hatta 2020'in ilk 6 ayını dolduracak workshop, kurs, yeni proje, fikirler... hepsi inanılmaz şekilde ve beni acayip heyecanlandırarak (ki bu da doğru yolda olduğumu gösteriyor) aktı! Cep telefonumdaki Notes'a minnettarım:))

Ve bu 2 gün bana bir kez daha hatırlatmış oldu: Yaratıcılık ve Yenilik istiyorsan "boşluk" yarat!

İlişki istiyorsun ama programın sürekli arkadaşlarınla yaptığın planlarla dolu; işinin büyümesini ya da ek fırsatları çağırıyorsun ama ağzından "meşgulüm, çok yoğunum, nefes almaya vaktim yok" cümleleri eksik olmuyor; ya da yaratıcılık ve yeni fikirler istiyorsun ama 7/24 programın mevcut düzeninle kapılmış durumda...

Siparişlerinin gelmesi için onlara "boşluk" yaratmalısın!

Yaratıcılığı ve Yeniliği akan su gibi düşün.
Onları alabilmen için kabında boşluk olması lazım: Programında & Hayatında!

Herşeyi planlarsan güzel sürprizlere nasıl izin vereceksin?
"Benim hayatım zaten dolu, buna yerim yok" alt mesajın olacak:(

O zaman gel şimdi bilinçli bir seçim yap ve hem yaratıcılığının hem siparişinin hayatına akması için aşağıdaki 3 adımı uygula:

1- O isteğin hayatına geldiğinde onun hayatında kaplayacağı yeri düşün. Ve bugün onun için boşluk yaratmaya başla: Cüzdanında yeni akacak paraya yer ayarlamak, evdeki dolapta sevgilinin kıyafetlerine yer açmak ya da dizi izlemeyi bırakıp "yeni işin" için zaman yaratmak gibi...

2- Her gün en az 15 dakika ya da haftada 2 saat boşluk yarat. Eğer bunu takvimine not edeceksen, "Evren ile randevu" diye not alabilirsin:) Bu anlarda sadece kendinle baş başa kal. Dikkatini dağıtan başka birşey olmadan. Sadece Sen ve Evren:) Gün içinde hep biz Evren ile konuşuyoruz; onu ne zaman dinleyeceğiz? :)

3- "Evren boşlukları sevmez, doldurur" bu mantrayı tekrarla. Yer açmamamızın, kendimizi sürekli birşeylerle meşgul etmemizin en büyük sebebi Evren'e güvenmemek ve "kaybetme" korkusu. Eksik kalmaktan, yoksun kalmaktan korkuyoruz ve bu Ego! Eğer bıraktığından çok daha güzelinin geleceğine güvensen, sence kaybetme korkusu kalır mı???

Gerçek SEN, tam ve bütün olduğunu ve Evren'in ihtiyaçlarını karşılayacağını biliyor ama Ego ise sana sürekli kendini küçük ve eksik hissettirme çabasında. O yüzden eski sevgili, yürümeyen arkadaşlıklar, şikayet edilen işler aynen hayatında olmaya devam ediyor; çünkü sen "bırakmayı" seçmiyorsun.

Bu hafta güvenmeyi seç!
Sen güvenip o adımı attığında o boşluğun doldurulduğunu göreceksin ve daha da çok güveneceksin! Ama o ilk adımı atmazsan, Evren senin yanında olduğuna seni bir türlü inandıramıyor.

Bugün o adımı at ve sonra tekrarla "Evren, ben yeri açtım; siparişimi bekliyorum"

Ve lütfen bizimle de paylaş! Ben çok merak ediyorum bugün siparişin için, yaratıcılığını arttırmak için hangi adımları attığını? Senin başka yöntemlerin var mı yaratıcılığını arttırmak için kullandığın? Lütfen paylaş bizimle!

Haftaya gücünü hatırlayarak başlamasını istediğin arkadaşlarınla bu bülteni aşağıdaki butonlar aracılığı ile paylaşıp onların da hayatlarının değişmesine aracı ol.

İyiki buradasın! Yaratım yolculuğunda seninle birlikte olmak çok güzel!

Sevgilerimle,
Sevil
İstediğin Hayatı Yarat

💬 Gölgelerin gücü adına, GÜÇ "sende" artık! 💪

Hayatından mutsuzsun, ve birşeylerin değişmesini istiyorsun. Bu değişimin gerçekleşmesi için 2 yol var:

-Ya yeni birşeyler dışarıdan hayatına girecek,

-Ya da sen değişecek ve o yenilikleri hayatına çekeceksin.

Lütfen bunu bir kere daha oku ve şu anda hangi seçeneğe enerjini verdiğini fark et.
Burada olduğuna göre, ilkini umsan bile (ki bunda yanlış birşey yok, hepimize dışarıdan da gelsin çoook güzel değişimler); ikincisi için adım atıyorsun demektir ve bunu çok takdir ettiğimi söylemek istiyorum.
Eminim çevrende bir sürü şikayet eden kişi var; işinden, ilişki durumundan, banka hesabından ama bunu değiştirmek için aktif hareket eden kaç kişi var? Haftaya kendini takdirle başlamak fena olmaz değil mi? :)

Ve bu yaptıkların işe yarıyor!
Şu anda belki tam da hayal ettiğin noktada olmayabilirsin ama bu bir yolculuk ve sen "varış" noktasına ulaşmadığın sürece, yolculuk devam edecek! ;)

Geriye dönüp baktığımda 2010 yılında kendi üzerimde ciddi çalışmaya başladım: Her gün yazdım-çizdim, haftasonları evden dışarı çıkmadan satın aldığım online kursları izledim, teknikleri uyguladım, birebir koçluk aldım ve kendi sınırlarımdan özgürleşmeye başladım.

O dönemki durumumu özetleyecek olsam;
-İlişkilerim hep benzer şekillerde sonlanıyordu…

-Çalışıyordum ama acaba bu benim istediğim iş miydi yoksa benden beklenen miydi…

-Gelirim artıyordu ama borçlarım ve giderlerim de onlarla orantılı olarak artıyordu…

-Mutsuz ve sinirli biri haline dönmüştüm ve bu halimi sevmiyordum…

Kısaca, tahmin edeceğin üzere hayal ettiğim hayatı yaşamıyordum:(

Ama sana bir itirafta bulunabilir miyim?
Şu anda bütün o yürümeyen ilişkilere, işyeri mobbinglerine ve hatta kredi kartı borçlarına şükrediyorum. (Evet yaşarken zor olsa da;) )
Çünkü her biri bana kendimle ilgili şeyler öğretti ve ben kendimi değiştirdikçe, dışarısı da değişti.

Ve adım adım, her gün biraz daha ileriye giderek, hayatım hayallerimin ötesine dönüştü:

-Hayalimdeki adamla tanıştım, çok romantik ve mucizevi bir evlenme teklifi aldım; hayatımız tam bir romantik macera filmi tadında:) En son beraber yaratımımızda California'ya taşınıyoruz:) Buradan California'ya taşınma sürecimizi Instagram hesabımda bol bol foto ve yayınla paylaşacağım, Amerika kıtasını bir uçtan bir uca bizimle geçmek istersen, mutlaka takip et;) @sevileskiciogluofficial

-Küçüklüğümden beri her zaman insanların hayallerinin peşinden koşması gerektiğini söyler ve “Hayallerini yaşayabilecekleri” konusunda motive ederdim; şimdi bunu nasıl yapabileceklerini de öğreterek hayal ettikleri hayatları yaşamalarına rehberlik edip mucize dolu hayatlar yaratmalarına tanık oluyorum! (Wuhuuu!!!)

-Türkiye’deyken online kurslarına katılıp takip ettiğim Gabriel Bernstein, Marianne Williamson, Gurmukh sadece bana koçluk / hocalık yapmadı, hem de benim başkalarına yardım edebilmem için beni eğitti…

Hikayelerimizde çok ayrı bir güç var! Bize "bizdeki gücü" hatırlatan! Benim hikayelerimde gördüğün "senin gücün". Bunu okurken kalbinde hissettiğin şey, sana kendi gücünü hatırlatan iç sesin. Onu duymanı ve sahiplenmeni bekleyen "gücün".

Şu anda içindeki bir ses EVET diyor, içinden bir ses SEN DE YAPABİLİRSİN diyor, içinden bir ses BEN İSTEDİĞİM HAYATI YARATIRIM diyor. O sesi takip et, çünkü o sana DOĞRUYU söylüyor. Şimdiye kadar unutmuş olabilirsin fakat bu gerçek olanı değiştirmez;

SEN EVRENİN BİREYSELLEŞMİŞ HALİSİN ve o hayalindeki hayatı yaratabilirsin.

Bugün bu kararı ver ve yaz; BEN EVRENİN BİREYSELLEŞMİŞ HALİYİM VE İSTEDİĞİM HAYATI YARATABİLİRİM!

Bugün gücümüzü sahiplenmeye ve ışıldamaya hazır mıyız?
HE-MAN i hatırla, gücünü kullanmaya başlaması için seçimini yapıyor ve bağırıyordu. Sıra sen de; "GÜÇ BENDE ARTIK!!!" :) 
Sosyal medyada da bunu paylaş, sen gücünü sahiplendikçe arkadaşlarına da kendi güçlerini hatırlatacaksın!
#istediginhayatiyarat (Beni de etiketlemeyi unutma)

Bugün bunu kendine tekrar tekrar tekrar hatırlat ve istediğin hayatı düşlemeye başla. Yaz. Aşağıdan paylaş! Çünkü bunu sen yaratacaksın ve ilk adımı; gücünü hatırlaman ve ne istediğini seçmen!

Haftaya gücünü hatırlayarak başlamasını istediğin arkadaşlarınla bülteni aşağıdaki butonlar aracılığı ile paylaşıp onların da hayatlarının değişmesine aracı ol.

Sevgilerimle,
Sevil
İstediğin Hayatı Yarat