🏆 Kazanan mısın, Bırakan mı?

Hayallerin mi var?
Aşk, Para, Özgürlük, Kariyer bunların hayatında tatmin edici seviyede olmasını mı istiyorsun?
HEPSİ GERÇEĞİN OLABİLİR!
Ve bunu gerçek yapacak olan “SENSİN”. 
O yüzden buradasın!
O yüzden hayatını birisi gelip değiştirsin diye beklemek yerine, gücünü eline alıp kullanmaya karar verdin!
Peki hayallerini gerçekleştirme sürecinde taşıman gereken en önemli karakter özelliği ne?
 
Hayran olduğun, sana ilham veren, hayatta gerçekten başarılı olmuş kişilere baktığında, ne görüyorsun?
Hiç zorlanmamışlar mı? 
Yoksa, o zorlanmalardan “daha da güçlü” mü çıkmışlar?
 
Hayatı iki şekilde yaşayabilirsin:
-“Quitter” yani “BIRAKAN” biri olarak, ya da “Winner” yani “KAZANAN” biri olarak!
Çünkü hangisini seçersen seç, HAKLI ÇIKACAKSIN!
 
Önce bir noktada anlaşalım:
Kazanan ya da bırakan olmak, doğuştan gelen bir özellik değildir.
Öğrenilen, öğretilen ya da geliştirilen bir düşünce kalıbı yani bir
“seçim”dir.
KAZANAN olmaya hazır mısın?
 
O zaman KAZANAN olmayı seçmiş SEN neler yapar neler yapmaz onu konuşalım mı? :)
 
1) Bırakan kişi hayatı bırakmak üzerine yaşar. O hayalleri için uğraşsa bile, hep bir taraftan “bırakma” ihtimalini tartar. 
Kazanan olmayı seçmiş kişi ise, “kazanmanın yollarını” aramakla meşgüldür. 
Kazanan olmak istiyorsan, “BIRAKMA” kelimesini lugatından, düşüncelerinden, opsiyonlarından çıkart!
 
2) Bırakan kişi her olumsuzlukta karalar bağlar, hayatın ona karşı çalıştığını düşünür, hep yolda önüne çıkmış olan tümseğe bakar, onu konuşur. 
Kazanan olmayı seçmiş kişi, tümseği nasıl aşacağını araştırır, yeni yollar arar, yardım alır ve ufukta belirlediği hedefine bakar. Tümseği aşma sürecinin ona öğrettiğini bilir.
Kazanan olmak istiyorsan, zorlukları yoldaki deneyimler, gelişim fırsatları olarak gör.
 
3) Bırakan kişi hep bahaneleri, zorlukları, engelleri konuşur.
Kazanan olmayı seçmiş kişi, hayallerini, onlar gerçekleştiğinde neler olacağını konuşur. 
Kazanan olmak istiyorsan, hayallerini konuş!
 
Kazanan yaklaşımı, şartlara bağlı değildir. Bu bir “karakter özelliği”dir. 
Yani bir “seçimdir”. 
Şartlar ne kadar zor ve olumsuz gibi görünse de, yine de “değişeceğini, değiştirebileceğini” ve “KAZANACAĞINI” düşünmektir.
 
Peki sen hangisi olmayı seçiyorsun?
Kazanan mı, Bırakan mı? Lütfen aşağıdan benimle paylaş.

Arkadaşlarının KAZANAN yaklaşımını içselleştirmelerine yardımcı olmak ister misin?
Bülteni paylaş ve onların da İstedikleri Hayatları Yaratmalarına yardımcı ol. Aşağıdaki sosyal medya paylaşım butonlarını kullanabilirsin.

xoxo

Sevgilerimle,
Sat Nam,
Sevil


Sen değişirsen dünyan değişir

💰Parayı💰 çekmek istiyorsan bunu yapma ⛔

En son ne zaman "Param yok" dedin?
-Bunu almak istiyorum ama param yok.
-Çok isterdim ama param yok.
-Yapmam gerektiğini biliyorum ama param yok.
:)
Belki bu kadar net söylemiyorsun ama şöyle cümleler çıkıyor ağzından:
-O eğitimi istiyorum ama yapamam, bütçem yok.
-Hayalimdeki araba Jeep ama olmaz ki...

Aklından "Ama Sevil bunlar gerçek, ne yani yalan mı söyleyeyim, bunları karşılayacak param yok ki"  diye geçiyor olabilir.
Konumuz senin yalan söylemen değil; konumuz bu yaklaşımın sana gerçek gibi gelmesi ama aslında gerçek olmaması:) Karışık mı? Hiç değil aslında:)

Bir danışanım, kariyeri ile ilgili bir eğitim hakkında konuşurken; "Alsam çok şey değişir, çok güzel biliyorum ama alamam param yok" dedi.
"Bu eğitimi alırsan hayatını değiştirecek, önünde çok fazla kapı açacak, sana çok faydası olacak diye inanıyor olsan sence o parayı bulmaz mıydın?" dedim.
Bir an sessizlik oldu...
"Haklısın" dedi.

Düşünsene o çok istediğin ama sözde para yüzünden yapamıyorum, alamıyorum dediğin şey değil de konu çocuğunun ya da en sevdiğin kişinin hayatı / kariyeri ile ilgili bir durum olsaydı; o parayı bulabilir miydin?

O zaman aslında bu tepkiyi verdiğinde altta 2 şeyden biri yatıyor:
1) O şeyin o paraya değmeyeceğini düşünüyorsun
2) Kendini o kadar değerli görmüyorsun

Yani;
-Ya o şeyin senin gözündeki fiyatı söylenen değil ve o yüzden almayı "seçmiyorsun"
-Ya da kendini değerli görmediğin için kendin için o parayı harcamayı "seçmiyorsun"

Peki ne yapmalısın?
1) Artık "Param yok" cümlesini yasaklı cümleler arasına koy!
2) Bir dahaki sefere yine ilk tepkin "Param yok" olmaya yaklaştığında kendine şunu sor; "Bunu gerçekten istiyor muyum?
Bu sorunun cevabı "Evet" ise 3'e geç; hayır ise "Param yok" diye konuşmak yerine, gerçeği söyle: "İstemiyorum" ya da "Seçmiyorum" gibi;)
3) Gerçekten istiyorsan bunu nasıl yapabileceğinin yollarına bak. Başarılı bütün işadamlarına bak. Sence kaç tanesi başlangıçta "bütün" paraya sahip olup, sonra adım attı? Kaç tanesi "param yok ki" diye bıraktı?
-Bunu nasıl yapabilirim? Başka yerlere yaptığım harcamaları buraya kaydırıp bunu yapabilir miyim? "Ben buna değerim!"
-Bu parayı nasıl yaratabilirim? Ben buna değerim!

Sen önce "karar verirsin", para onu takip eder.
Ama sen "param yok" dersen, Evren bunu duyar ve "Peki, cümlen benim için emirdir" der.

Hem kendi hayatımda hem danışanlarımda bunu doğrulayan o kadar çok örnek gördüm ki! Ne kadar zorluklar arasında benimle çalışmanın ona iyi geleceğini bilip şartlarını zorlayan kişilerin aldığı bonuslar, terfiler... 
Araba almaya ya da Kundalini Yoga Eğitmenlik eğitimine katılmaya karar verdiğimde hemen ardından o parayı yaratmak için akan fikirler, fırsatlar...

Sen "para makinesisin!" Bunu unutma!
Sen "yok" dediğin anda kendindeki bu yaratıcı enerjiyi durdururken; "para yaratabilirim", "parayı nasıl yaratabilirim" diye seçim yapıp bunun üzerine kafa yormaya başladığında içindeki o yaratıcı enerjiyi yaşatacaksın.

Kendine şunu sor; "Ben kendime ne kadar değer veriyorum?" ve kendin için, isteklerin için içindeki bu yaratıcı enerjiyi uyandırmaya başla.

Neler fark ettin bu bültenle? Artık nasıl konuşmaya başlayacaksın? ;) Senin para ile ilişkin nasıl? Lütfen aşağıdan benimle paylaş, duymayı & okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Arkadaşlarının da para ile ilişkisinin değişmesine yardımcı olmak ister misin?
Bülteni paylaş ve onların da İstedikleri Hayatları Yaratmalarına yardımcı ol. Bu emaili yönlendirebilir ya da aşağıdaki sosyal medya paylaşım butonlarını kullanabilirsin.

xoxo

Sevgilerimle,
Sat Nam,
Sevil


Sen değişirsen dünyan değişir

İsteğini bırakmak mı doğru olan, yoksa bırakmamak mı? (Sence? ☺)

Bana en çok sorulan soruları sıralasam, bu soru ilk 5’te yer alır. 
“Bırakmak mı, bırakmamak mı?”
Soru yanlış olduğunda cevap da doğru olmayacak aslında.

Bu sorunun, arabada frene basmak mı doğru gaza basmak mı sorusundan hiçbir farkı yok;)
Önemli olan hangi zamanlarda frene basacağını hangi zamanlarda gaza basacağını bilmek!
 
O zaman doğru soruyu; “Ne zaman bırakmalı?” olarak değiştirelim mi?
 
Ne zaman bırakmalı?
1- Ne istediğinde net isen,
2- Her gün o isteğinle ilgili enerjini hizalıyorsan,
3- Kendi üzerine düşenleri yapıyorsan (Adım atıyorsan)
Günün diğer anlarında “Hayatından keyif alıp, mutlu şekilde siparişinin teslimini bekle”.
Yani “Sen sana düşenleri yapınca, gerisini Evren’e bırak.”
 
Şimdiye kadar gördüğüm en anlamlı grafiklerden biri, aşağıdakidir:
Gördüğün üzere; teslimiyet yani “bırakma” bu işin bir parçası ama yanında “disiplin” de olması gerekiyor. 
Çünkü zihnin asla boş durmaz. Ve çalışırken ya “isteklerine” ya da “istemediklerine” seni götürmeye her an devam ediyor.

Enerjin, odağın “isteklerinle” aynı yöndeyse, bırakıp keyfini çıkar; değilse, önce doğru yere hizala sonra bırak;)

Eğer zihnini isteklerine doğru yönlendiriyorsan yani “disiplin”li şekilde onu yönetiyorsan, ve senin kontrolün altında olmayan şeyler için de Evren’e bırakıyorsan, işte o zaman doğru yoldasın;)
Yani isteklerine doğru akıştasın!
 
Bugün isteklerinin enerjisi ile hizalanmak için ne yapıyorsun? Bülten sana neyi / neleri hatırlattı? Lütfen aşağıdan benimle paylaş, duymayı & okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
 
Arkadaşlarının da İstedikleri Hayatı Yaratmalarına yardımcı olmak ister misin?
Bülteni paylaş ve onların da bırakma/bırakmama konusunda netleşmelerine yardımcı ol. Aşağıdaki sosyal medya paylaşım butonlarını kullanabilirsin.

xoxo

Sevgilerimle,
Sat Nam,
Sevil


Sen değişirsen dünyan değişir!

disiplin teslimiyet.png

Geçmiş Bütün Bültenlerin Arşivine aşağıdan ulaşabilirsiniz. Keyifli izlemeler!

Üzgün hissetmemen gereken 3 şey 👉

Önce hep başkalarını mı düşünüyorsun?
Kendin için birşeyler yapacağın zaman karar vermekte zorlanıyor musun?
Birşeyler ters gidince ilk kendinden mi vazgeçiyorsun?
.............

Eğer Evren'in (Hayatın) sana değer vermesini, sana bolluk, bereket, para getirmesini istiyorsan; önce sen kendine değer vereceksin!
Eğer Aşk'ın seni bulmasını istiyorsan; sen kendine aşık olup, kendinin önemini içselleştireceksin!
Eğer Huzur'un seninle birlikte olmasını istiyorsan; sen kendi içinde huzuru bulacaksın!
Çünkü SEN ve EVREN "bir"siniz!

Ve isteklerinle buluşabilmek istiyorsan, aşağıdaki 3 şey ile ilgili ASLA üzgün olma.

1- Kendini seçtiğin için
Başkasını seçtiğinde, onun için birşey yaptığında sorun yok ama, neden kendin için yaptığında var?
Başkasını şımartmak daha kolayken, neden kendini şımartmak zor?
Başkalarının istekleri önemliyken, neden senin hayallerin ve isteklerin öncelikli değil?

Senin kendini seçmen; başkalarını önemsiz bulduğun anlamına gelmiyor. Burada seçenek olarak 1 ya da 0 yok.
Ama toplum olarak bu yerleştirilmiş: 
"Kendini düşünüyorsan = *ben*cilsin"
Ve bu da kötü birşey???

Neden "seni" düşünmem iyi birşey de, "beni" düşünmem kötü?
Anlamsız öyle değil mi?
Sorgulayınca bunu gördüğüne eminim ama önemli olan bunu günlük hayatına, alışkanlıklarına, her anına taşıyabilmen.

-Her sabah aynada kendine baktığında bir sor: "Ne istiyorsun?"
-Her ay düzenli olarak "Ne istiyorum?" sorusu üzerine en az 1 saat kendinle vakit geçir. Sonrasında da şu anda yaptıklarının ne kadarını bu isteklerin için yaptığını sorgula.
-Başkalarına "Evet" derken, kendine "Hayır" demediğinden emin ol. 

Evren ve Sen farklı değilsiniz. Sen kendine neyi "değer" görürsen, o da sana onu getirecek.

2- Denediğin için
En büyük pişmanlıklar denemediğimiz şeyler içindir. 
Hepimiz birgün hayata gözlerimizi kapatıcaz; sence o anda "denediğin" için mi yoksa "denemediğin" için mi daha çok pişmanlık hissedersin?
Evet denersen beklediğin sonucu almayabilirsin.
Evet denersen belki kalbin kırılabilir.
Evet denersen belki üzülebilirsin.

Peki ya denemezsen?
Hep "Acaba mı?" ile yaşamayacak mısın? ve
Hep "İçten içe kendine kızmayacak mısın?"

Tekne kıyıda güvende ama o kıyıda durmak için yaratılmadı ki!
Sen risk almazsan belki güvendesin ama o yaşadığın hayat için mi yaratıldın?

3- Mutluluğun için
Kendimle ilgili en büyük dönüşümlerinden biri ne biliyor musun?
***Artık "Mutluluğumdan suçluluk duymuyorum!"
Ve ben mutlu olmaya izin verip, hayattan keyif aldıkça, hayat da bana fazlasını veriyor.
Mutluluk ortadaki bir pasta ve sen ondan ne kadar büyük dilim alırsan diğerlerine kalmıyor değil.
Sen mutlu olunca başkasının hakkını almıyorsun, tam tersi ona da mutlu olunabileceği gösteriyorsun. Ona liderlik yaparak onu da ileriye ilerlemesi için motive ediyorsun. Senin enerjin onun da yukarıya doğru çıkmasına yardım ediyor, farkında olsa da olmasa da;) 

İnsanların mutlu olmasını mı istiyorsun, kendini mutlu et! :)

Evren'in, hayatın, isteklerinin seni seçmesini istiyorsan; sen seni seç!

Neler düşünüyorsun? Neleri hatırlattı bu bülten sana? Bugün "kendini seçerek" ne yapıyorsun? 
Lütfen aşağıdan benimle paylaş, duymayı & okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Beklemekten, birilerinin ya da birşeylerin değişmesine umudunu bağlamaktan sıkılmadın mı?

"Şimdiye kadar verdiğim en doğru karar Yaratım Kursu'na katılmak oldu." (Cahide)

Hayallerin, senin onları gerçekleştirmeni bekliyor! 

Her dakika yaratmaya devam ediyorsun.
Ya isteklerini ya da istemediklerini:)


Yaratım gücünü en etkili şekilde kullanmak ister misin?
Yaratım Kursu 1 Mayıs'ta başlıyor!

Yaratım Kursu; benim rehberliğimde, 
Her ay o ayın konusu özelinde:
*Ayın ilk günü "Eğitim" dersi,
*Ayın 2. günü; (Kundalini) Meditasyonu,
*Ayın 2. haftası; Vizyonlama dersi,
*Ayın 3. haftası; Reiki şifa seansı,
*Ayın 4. haftası; Etüt saati (Ayın konusu hakkında özet ve toparlama)
çalışmalarına ulaşabildiğin üyeliğinin aylık olarak otomatik yenilendiği,  Grup Koçluk Programıdır.

"Sevgili Sevil, Sen hayatımda o kadar büyük değişimlere, güzelliklere, farkındalıklara neden oldun ki anlatırken S'den önce S'den sonra demem gerekiyor. 
Yaratım Kursu'nda daha bilinçli, daha farkındalıkla ve planlı ilerlemeyle yaratımlarımızı nasıl gerçekleştirebileceğimizi öğreniyoruz..." (Nilgün)


Pratik, Net ve Kaliteli

Zaman çok hızlı akıyor ve hepimizin bize içimizdeki gücü hatırlatacak pratik sistemlere ihtiyacı var. Kişisel Gelişim konusundaki zengin birikimimi ve sürekli eklediğim bilgilerimi; mühendislik bakış açısının bana sağladığı sistemsel ve teknolojik yatkınlıkla birleştirerek, pratik, net ve kaliteli bir grup koçluk programını sizler için tasarladım. Üstelik, kişisel gelişimine ve hayallerine önem veren herkesin bütçesine de uygun.


Yaratım Kursu hakkında detay bilgi ve kayıt için tıkla


Eğer sen de,
Netleşmeye, Evrene Güvenmeye ve İstediğin Hayatı Yaratmaya Hazırsan, 
YARATIM KURSU'nda buluşalım!
 

SON 2 GÜN!

Aşağıdaki linke tıkla ve hayallerini yaşamaya başla.
Yaratım Kursu

"Duygularımın muhteşemliğini anlatamayacak kadar şükran doluyum sana hayata evrene! Mutluluğuma mutluluk, parama para, enerjime enerji, bereketime bolluğu da eklettirdin. Her saniye daha da enerjik hissediyorum. Enerjim düşse seni dinliyorum geçiyor. Kendimle aşk yaşıyorum! Evreni, kendimi, kalbimi hissetmeyi seninle öğrendim. Her anım daha da akıcı şükranla güzelliklerle dolu geciyor. Sadece 3 aylık süreçte ; param bereketlendi, sağım solum aşk oldu, evrenin benim icin çalıştığını gördüm. Hayal ettiğim yere taşındım. Kolaylıkla hayatımı yaratıyorum. İş hayatım eğlenerek geçiyor. Eğlenerek para kazanıyorum. İnanilmaz sağlıklıyım... Sen muhteşem bir detaysın ve herkesin hayatında olmalısın! Seni tanımayan kalmamalı. Sonsuz aşkla teşekkur ederim; sana, evrene, destekleyen tüm enerjilere." (Miray)

Miray ve diğer Yaratım Kursu katılımcılarının paylaşımlarını okumak, Yaratım Kursu ile ilgili detay bilgi almak ve katılmak için tıkla

Yaratım Kursu'nda buluşmak üzere,

Sevgilerimle,
Sat Nam,
Sevil


Sen değiş, dünyan değişsin!