Başarı ve Huzur İçin 10 Kural -3. Bölüm 🌟

Kaldığımız yerden devam:) Dr. Wayne Dyer'ın Başarı ve Huzur İçin 10 Kural kitabındaki son 4 maddeyi kendi yorumlarımla seninle paylaşmaya devam ediyorum.
Daha önceki 6 maddeyi okumak için lütfen aşağıdaki linklere tıkla:

1. Bölüm, 2. Bölüm

7) Kendine, şimdiden "Olmak istediğin kişiymişsin" gibi davran
En az bir kişisel gelişim kitabı okuduysan, duyduğundan emin olduğum, fakat bir o kadar da uygulamaya geçirdiğinden emin olamadığım maddeye geldik şimdi.

Hayallerini gerçek yapmak istiyorsan bugün şu anda uygulamaya geçmen gereken madde bu!
Kim olmak istiyorsan, nasıl bir hayatın olmasını istiyorsan; o şu anda olmuş gibi davranmaya başlamak.

Sen bugünkü sen olmaya devam edersen, Evren de bugünkü SANA göre önüne fırsatları ve olayları getirmeye devam ederse; nasıl "o istediğin hayatı" yaşamaya başlayacaksın ki???
Anlıyorum, bugün milyonları olan sen gibi ya da ilişkisi olan sen gibi gününün tamamını geçiremeyebilirsin. Peki ya gün içinde hiç mi "o kişi" gibi düşünüp, karar veremezsin?

"Zengin olan sen" nasıl beslenir?
"İlişkisi olan sen" arkadaşlarıyla nasıl planlar yapar?
Örnekleri daha da arttıralım mı? :)

Eğer geleceğinin bugünden farklı olmasını istiyorsan, BUGÜN bir şeyleri değiştirmelisin! Ve BUGÜN o kişi olmaya başlamalısın!

Ödev: Hayalini düşün şimdi. Peki o hayali yaşayan SEN bugün ne yapardı, neler düşünür, hangi adımları atardı? Bugün bir adım at! Ve benimle de paylaş!

8) Kızgınlığına tutunmayı bırak
En son ne zaman "Kızgın olmaya hakkım var" dedin? :)
Böyle anlarda karşımdakini sakince dinledikten sonra hep şu gerçek ile başlıyorum:
Kızgınlık ve kırgınlıklarında neden haklı olduğunu anlatmaya başladığın her an, sadece o durumu daha çok yaratmaya devam ediyorsun.

Biliyorum gıcık bir durum:) Biliyorum bu konuyu konuşup konuşup haklılığından bahsetsen daha iyi hissedecekmişsin gibi geliyor. Ama maalesef Çekim Yasası öyle çalışmıyor.
Ego, geçmişe tutunmak ve kızgınlıkları bırakmamak ister. Ama sen neye odaklanırsan onu hayatına daha çok davet ediyorsun. Peki o zaman kim kazanıyor? ;)

Tabii; bir de, aslında "haklılık" peşinde koşmaya çalışırken, "gücünü" karşı tarafa verdiğini de unutmayalım.
..... bana bunu yaptı ya da,
...... bana şunu yapmadı.
Duygusal durumun ile ilgili başkasını suçladığın her an, aslında ona duygusal durumun üzerinde güç vermiş oluyorsun!

Evet yaptıkları ile sana zarar vermiş ya da seni üzmüş olabilir.
Fakat bugün bir seçim hakkın var!
Bugün bunu konuşmamayı, buna güç vermemeyi ve bu durumu beslememeyi seçebilirsin.
Bugün yeniden bir seçim yapabilirsin.
Bugün bu kişinin geleceğinde seni etkilememesini seçebilirsin.

Ödev: Her durumda senin de kontrolün olduğunu unutma. Gücünü başkasına vermemeyi seç. "Haklı olmak yerine Mutlu olmayı seçiyorum" de. Hatta bugün bu kararı aldıysan, instagram'da da paylaş ve beni de etiketlemeyi unutma. sevileskiciogluofficial

9) Kutsallığını hatırla
Sen Evren'in parçasısın!
Sen Tanrı'nın parçasısın!
Sen (Senin için Yüksek Güç kavramı ne ise) O'nun parçasısın!

Okyanusa bir bardak daldırsan, aldığın su yine okyanustur. Onun parçasıdır. Evet onunla aynı şekilde güce sahip olmayabilir ama yine de okyanus.
Sen de hep Evren olmaya devam edeceksin.
En büyük problemler ondan ayrı olduğunu düşünmekten kaynaklanıyor.
Evren'in hep seninle birlikte, senin yanında olduğunu hatırlasan, atmak istediğin adımlardan korkar mısın?
Ya da isteklerinin gerçekleşeceğinden şüphe duyar mısın?
HAYIR.

Ego, ise sana kendini küçük ve bütünden ayrı olduğunu düşündürten düşünce. Yani korktuğun, şüphe duyduğun, yalnız hissettiğin her an Ego'dasın.

Ödev: En çok hangi anlarda Evren ile bütün olduğunu hissediyorsun? En çok ne yaparken yaratıcılığın en yüksek seviyede? En çok hangi anlarda içindeki gerçek gücü hissediyorsun? Listele ve her gün nasıl bu anları hayatına dahil edebileceğini düşün.

10) Bilgelik, Seni zayıflatan düşünceleri bırakmaktır
(Favorim)
Her bir düşüncen, seni ya zayıflatıyor ya da güçlendiriyor.
Her bir düşüncen, seni ya daha negatif hissettiriyor ya da daha pozitif.
Her bir düşüncen, seni ya isteklerine daha çok yaklaştırıyor ya da seni uzaklaştırıyor.

Sürekli negatif düşüncelerle zihnini beslemeye devam edip, pozitif bir hayat yaratamazsın.
Hocam Gabriel Bernstein'in meşhur sözünü hatırlayalım mı? "Mutluluk tembel işi değildir".
Yanlış anlama, hepimiz mutluluğu hak ediyoruz, fakat, zihnimiz mutluluğa programlı değil! Ve biz eğer onu programlamaz, onu yönetmezsek; o bizim hayatımızı korku ve endişe ile yönetecek demektir.

Ödev: Bugün bu emaili okumadan hemen önce aklından neler geçiyordu? Gün içinde düşüncelerini takip et. Neler düşünüyorsun? Hayallerini mi? Yoksa daha çok korku ve endişelerini mi? Negatif düşüncelere odağının kaydığını fark ettiğinde kendini durdur. Ve o anda daha güzel bir düşünceyi seç. Büyümesini istemediğin fidanı sulama.

Bugünkü 4 maddeden en çok hangisini sevdin? Hangisini hemen bugün uygulamaya geçiriyorsun?
Çevrenle bu emaili paylaşmayı unutma. Hatta sen hangi maddeyi bugün uyguluyorsan arkadaşına da söyle, ona da ilham ol;)
Hep beraber değişimi deneyimlediğimiz bir hafta olsun.

Bu arada,
Eğer değişimde kararlıysan ve "Evet, ben İstediğim Hayatı Yaşamayı Seçiyorum!" diyorsan sana bir haberim var:
Bireysel koçluk için SON 1 KİŞİ!

Bireysel Yaşam Koçluğu seansları ile; "Hayallerinle aranda duran bariyerlerden özgürleş" ve İstediğin Hayatı Yarat.

3 ya da 6 aylık bireysel yaşam koçluğu paketleri ile,
*İstediğin AŞK,
*İstediğin İŞ,
*İstediğin PARA,
*İstediğin HUZUR,
*İstediğin HAYAT ile buluşmaya başla.

Daha önceki danışanlarımın dönüşüm hikayelerinden okumak içintıkla.
"O yaptıysa sen de yaparsın!"

Bireysel Seanslar hakkında detay bilgi için bana yaz.

Başarı ve Huzur İçin 10 Kural -2. Bölüm 🌟

Evetttt nasıl başladı bu hafta? Geçen hafta kaldığımız yerden bomba gibi devam etmeye hazır mıyız? Geçen haftaki bülteni çok sevdiğinizi biliyorum. Ne kadar özet ve nokta atışı bilgiler öyle değil mi? Daha fazlası da şimdi seninle!
Eğer geçen haftaki bülteni kaçırdıysan buradan okuyabilirsin: 1. Bölüm

Dr. Wayne Dyer'ın Başarı ve Huzur İçin 10 Kural kitabındaki maddeleri kendi düşüncelerimle birlikte aktarmaya devam ediyorum:

4) Sessizliği benimse
Yogi Bhajan'ın şu sözünü çok severim:
"Dua ettiğimizde biz Tanrı ile konuşuyoruz, meditasyonda Tanrı bizimle konuşuyor."

Gün içinde aklımızdan ortalama 60.000 düşünce geçtiğini biliyor muydun?
60.000!
Ve bu düşüncelerin bir kısmı çocukluğundan, bir kısmı birkaç saniye önce okuduğun haberlerden, bir kısmı arkadaşlarının sözlerinden oluşuyor...
Peki ya sen ne düşünüyorsun?
Peki ya Evren sana ne söylüyor?
Evren aslında sürekli olarak bizimle konuşuyor, bize yeni fikirler veriyor, bize yol gösteriyor. Ama zihnimiz öyle dolu ki!

Zihnini evin gibi düşün. Her türlü çöple ve duyduğun gördüğün şeyle doldurduğunda içeride gerçekte sana ait ve senin istediğin ne var nasıl görebilirsin?
Ancak bu boşluk anlarını yaratarak!
Bunu nasıl yapabilirsin?
Tabiki Meditasyonla:)

Ödev: "Ben meditasyon yapamıyorum zihnim susmuyor" hikayelerini bırakalım. Meditasyon yapma amacın o boşluğu yaratabilmek. Her gün 5 dakikanı ayır. Bak bakalım neler oluyor?
Benim rehberliğimde meditasyon yapmaya başlamak içinwww.meditasyonum.com u ziyaret et ve Sabah Meditasyonunu indir.

5) Bireysel geçmişini bırak
Bu maddeyi yıldızlarla süslesem bile sanırım önemini ifade etmeye yetmez:)
Maalesef geçmiş hikayelerimize, geçmişimize olan bağımlılık kendi önümüzdeki en büyük engellerden biri.
"Bunu istiyorum ama yapamam ki, çünkü daha önce hiç olmadı"
"Zengin olmak istiyorum ama hep borcum oldu"
"İlişki istiyorum ama ben hep aldatıldım"
"Benim işlerim hep zor olur".....
Sürekli geçmişe bakarken, farklı bir geleceğe gidemeyeceğini anladığın anda ise dönüşüm başlıyor.
Şu anda yaşadıklarını bu düşünce yapısının yarattığını fark ettiğinde, farklı bir gelecek için "şu andaki düşüncelerini" değiştirmen gerektiğini fark edeceksin.

Geçmişteki yaşadıkların sen onları devam ettirmeyi seçmediğin sürece "geleceğini" etkilemez. Geçmiş geçmişte kaldı. Ya da acaba kaldı mı? :)

Ödev: Kendine ve çevrene sürekli anlattığın, hayallerinle senin aranda duran geçmiş hikayelerin ne? Bugün bunları geçmişte bırakmayı seçiyor musun?

6) Problemi yaratan düşünce yapısı ile çözümü yaratamazsın
Madde çok açık değil mi?:)
Hatta neden bireysel seanslar ya da Yaratım Kursu'nda çok daha hızlı sonuçlar aldığının sebebi bu maddede saklı:
*Ben senin, çözümü yaşayan, çözümü bulan, çözüme ait olan SEN olman için rehberlik ediyorum; sen de o çözümle buluşuyorsun. Seni farklı bir boyuta çıkarıp farklı bir enerji seviyesine yükselttiğimde orada çözüm önümüzde duruyor."

O yüzden farklı bir enerji seviyesine çıkman gerekiyor. Farklı bir açıdan görmen gerekiyor. Eski sen olmayı bırakman gerekiyor:)
Şimdiye kadar sadece "bunu yap bunu yap" diyen kitapların maddeleri istediğin sonuçları vermedi, neden?
Çünkü zihninde, senin merkezinde, senin DNA'nda o dönüşüm gerçekleşmediği zaman hemen eskiye geri dönüş yapacaksın. Ama çözümü yaratacak zihin yapısına geçtiysen, orada dönüşüm gerçekleşecek."

Peki bunu yapmadığında ne oluyor?
Sorunun içinde debelenip, aynı enerji seviyesinde kalarak aksiyon adımları atıp benzer şeyleri yaşamaya devam ediyorsun. Sonuç; can sıkıntısı, kendine kızmak, bunalmak...

Ödev: Enerjini yükseltmek için 5 favori yöntemin ne? Bunları belirle ve bir daha bir sorunu çözmeye kalkmadan önce, ilk olarak enerjini değiştir, sonra adım at.

Favorin hangisi? Hangi noktaları geliştirmen gerektiğini fark ettin?
Çok önemli ve her biri tek başına birer kitap olabilecek bu 3 maddeyi bu hafta uygulamaya başla ve çevrenle bu emaili paylaşmayı unutma. Çözümün enerjisinde olduğumuz bir hafta olsun!

Haftaya son 4 madde ile yine buradayım:) Seni de bekliyorum.

Bu arada,
Eğer yaz dönemini "Hayallerinle aranda duran bariyerlerden özgürleşmek" için değerlendirmeye hazırsan ve İstediğin Hayatı Yaşamaya kararlıysan, Bireysel Seanslarla benden koçluk almak için bana yaz.
3 ya da 6 aylık bireysel yaşam koçluğu paketleri ile,
*İstediğin AŞK,
*İstediğin İŞ,
*İstediğin PARA,
*İstediğin HUZUR,
*İstediğin HAYAT ile buluşmaya başla.

Daha önceki danışanlarımın dönüşüm hikayelerinden okumak içintıkla.
"O yaptıysa sen de yaparsın!"

Bireysel Seanslar hakkında detay bilgi için bana yaz.

Başarı ve Huzur İçin 10 Kural -1. Bölüm

"Sen olaylara bakış açını değiştir, olaylar değişsin." (Change the way you look at things and the things you look at change. Dr. Wayne W. Dyer)

Dr. Wayne W. Dyer, eğitimlerine, kitaplarına hayran olduğum motivasyon konuşmacılarının başında gelir. Çünkü anlatımlarındaki saf, sakin ve net bakış açısı ben ne zaman gücümü unutsam beni hemen içimdeki güçle tekrar buluşturur.

Bu hafta ve sonraki 2 hafta boyunca, sana içindeki gücü hatırlatmak için Wayne'in Başarı ve Huzur İçin 10 Kural kitabındaki maddeleri kendi düşüncelerimle birlikte aktaracağım.
Bu bülteni başarı & huzur isteyen arkadaşlarınla paylaşmayı da unutma. Huzurlu insanlar etrafına daha çok huzur verir;)

1) Her şeye açık ol ve hiçbir şeye bağımlı olma
En son ne zaman "Kesin böyle olacak!" ya da "Bu zaten olmaz ki!" dedin?
Zihnimiz o kadar büyük şartlanmaların etkisinde ki, bu madde okuduğunda kolay gibi görünen ama uygulaması çok zor olan bir kuralı anlatıyor bizlere.
Ailen, doğduğun ülke, okuduğun okullar, arkadaşların... hepsi şu andaki şartlanmalarını meydana getirdi.
Şu anda aklından geçen olumsuz bir düşünceyi ele alalım mesela:
"Bu yaştan sonra olmaz!", ya da "Bu meslek ile ben nasıl zengin olurum?!" gibi.
Bu 2 cümleye de baktığında içerdikleri "sınırlandırılmışlığı" görebiliyor musun?
Sorun yaşında ya da mesleğinde değil, sorun bu inançlarında.
Unutma biz düşüncelerimizle yaratıyoruz!
Bu cümlelerini, kendine koyduğun sınırları fark et ve "aslında o kadar da bilmediğini" kabul et. Evren'in sana mucizeler getirmesini istiyorsan, önce bu "çok bilmişliği" yani "kesin, zaten, mutlaka, olmaz..." gibi cümleleri kullanmayı bırakalım.
Senden çok daha fazlasını bilen ve sınırsız bu güce sana hayallerini getirmesi için izin vermeyi istemez misin?
Ödev: Kendine koyduğun sınırları, blokajlarını fark et ve "Bunların benim öğrenmiş olduğum sınırlandıran düşünceler olduğunu görüyorum. Bunlara daha farklı bakmayı seçiyorum. Sınırsız olasılıklara kendimi açıyorum." de.

2) Müzik hala içindeyken ölme
En son ne zaman "iç sesini dinleyerek" bir adım attın?
Birçok kişi ondan beklenen, olması gerektiğini düşündüğü ya da korkularının yönlendirmesiyle hayatını yaşıyor ki. Peki ya sen?
Yapmak isteyip de yapmadığın ne var?
Sınırsız kaynağa sahip olsaydın bugün ne yapardın?
Hiç korkmasaydın bugün ne yapardın?

"Yaşam Amacı" bazen insanı fazla strese sokan ve sanki çok büyük bir bilinmezmiş de bulunması gerekiyormuş gibi bir imaj çizen bir kavram.
"Sana en çok heyecan veren ne?"
"Yarın öleceğini bilsen bugünü ne yaparak geçirmek isterdin?"
"Ne yaparken / Hangi durumda kendini anda kalmış, keyifli hissediyorsun?"

İşte bu senin hediyen. Bu senin yaratıcı gücünün en aktif olduğu durum. İşte bu senin içindeki müzik.

Mesela benim müziğim;
Manifesting (Yeni şeyler yaratmak, genişlemek), Öğrenmek ve öğretmek, ve Macera (Gezmek, keşif)
Peki ya seninki?

Ödev: Senin müziğin ne? Ve bunu bugün hayatına nasıl geçirmeye başlayabilirsin?

3) Sende olmayan bir şeyi veremezsin
Herşeyin algı olduğunu ve dış dünyamızın bizim iç dünyamızı yansıttığını biliyoruz. Ego, bize sürekli olarak birşeyleri dışarıda aratır.
Sevgiliden gelecek ilgi,
Yöneticiden gelecek takdir,
Arkadaştan gelecek destek...

Ve bu aradıklarımız dışarıdan anlık olarak gelse bile, içeride "yok" düşüncesine inandığımız sürece, asla yeterli olmayacak ve bu boşluk bitmeyecektir.

Wayne'in bu yaklaşımı ile farklı bir bakış açısı ile bu algımızı değiştirmemiz mümkün.
Sende olmayan birşeyi veremezsin.
Yani sen ilgi, destek, takdir, değer... bunları verebiliyorsan içten içe kendine ve Evren'e yaydığın mesaj "Bende var" olacak.

Sen "Bende var" enerjisine geçtiğinde de, dış dünya sana bunu yansıtmak zorunda. Yani o aradığın sevgi, ilgi, destek, değer sana gelmeye başlayacak.

Ödev: Sürekli dışarıdan beklediğin, almak için çabaladığın ne? Bugün onu sen vermeye başla; kendine, çevrene. Unutma, sende olmayan birşeyi veremezsin ve verdikçe aslında "en başından beri" bu aradığın şeyin sende olduğunu fark edeceksin.

Bu 3 maddeyi bu hafta hatırla, uygulamaya başla ve çevrenle bu bülteni paylaşmayı unutma. Aradığımız herşeyi içimizde bulmaya başladığımız bir hafta olsun.
Bu hafta bu 3 madde üzerinde çalış, haftaya maddelere kaldığımız yerden devam edeceğiz;)

Bu arada,
Çakralar: Enerjini Keşfet ve Sınırsız Yaşa Workshopu seni bekliyor! SON 3 KİŞİ!

  • İçinde çok daha büyük bir potansiyel olduğunu hissediyor ama onu hayata geçiremiyor musun?

  • Sürekli olarak tekrarlayan negatif duyguların içinde mi buluyorsun kendini; güvensizlik, suçluluk, korku, sevgisizlik....?

  • Ertelemek ya da başlayıp başlayıp bırakmak en büyük engellerin mi istediğin hayatı yaratmakta?

  • Yoksa yaratım gücünü kullanamıyor, iç sesinin ne dediğini duyamıyor ve kendini ifade etmekte sorun mu yaşıyorsun?

Blokajlarını açmak için, seni de
Çakralar: Enerjini Keşfet ve Sınırsız Yaşa Workshop'una bekliyoruz!
Çakralar vücudumuzdaki enerji merkezlerimizdir ve çakraları anlayıp onlar üzerinde çalışarak kendimizi ve hayatımızı yeniden inşa edebiliriz!
3 Temmuz'da başlıyoruz. Detayları aşağıda bulabilirsin.

Görüşmek üzere,
Sevil
İstediğin Hayatı Yarat

Çocuklardan öğreneceğin 3 kişisel gelişim dersi 📋

Bireysel olarak çalıştığım bir danışanım kendi dönüşümünden o kadar heyecan duyuyordu ki, bildiklerini hemen çocukları ile de paylaşmak istiyordu.
"Sevil onlarla nasıl konuşmalıyım, nereden başlayayım?" diye sorduğunda, verdiğim cevap onu hem şaşırttı hem de gülümsetti:
"Sen onların yanlış şeyler öğrenmesine aracılık etme yeter. Onlar senden çok daha iyi biliyor. Onlar daha yeni geldiler kaynaktan. Hiçbir çocuk yoktur ki bebek haliyle, "Ben sevilmiyorum", "Ben değerli değilim" ya da "Ben parayı hak etmiyorum", "Para sınırlıdır" desin. Bunların hepsi sonradan öğrendiğimiz şeyler. Sen onların içlerindeki gücü unutmamaları için çaba sarf et ve yanlış örnek olma yeter."

Bu hafta gel biz çocuklardan öğrenelim. Onlar için çok doğal olan ama bizlerin yıllar içinde unuttuğu bazı temel alışkanlıklarla yaratım gücümüzü çok daha etkili kullanabiliriz.

1- Seni üzen konuda takılı kalma
Kaç kere çocukların bir konuda ağlayıp, sızlanıp ama 5 dakika sonrasında başka bir konuya yönelip "mutlu" hallerine geri döndüklerini gördün?
Büyüdükçe problemimiz bizi üzen konulardan çok o konulara takılmaktan, saatlerce oraya odaklanmaya devam etmekten geliyor.
Bu hafta bu madde kulağına küpe olsun:
Üzüldüğünü fark ettiğinde, çocuk olmayı hatırla ve hemen seni mutlu eden şeylere odaklanıp gülümsemeye başla. Bu odak değiştirmeyi yapıp birkaç dakika yeni enerjinde kalırsan, göreceksin ki güzel ve daha yüksek enerjili şeyler seni çok daha kolay bulacak.

2- Yeni şeyler denemekten korkma
Çocuklar yeni şeylere, heyecanla merakla ilgiyle bakarlar. Onlar korkuya değil o yeniliğe, keşfetmeye odaklıdırlar.
Bu hafta her korku hissettiğin anda sor kendine:
"Korkuyu öğrenmeseydim, bir çocuk merakıyla bu konuya nasıl bakardım? Şimdi ne yapardım?"

3- Eğlen
Büyüdükçe en çok unuttuğumuz şey "eğlenmek". Sorumluluklar, yapmak zorunda oldukların... 
Ama çekim yasasının en temel kuralını hatırlayalım mı?
"İstediğini değil, olduğunu çekersin."
Şimdi isteklerini bir düşün. Onlar olduğunda nasıl hissetmek istiyorsun? Nasıl biri olmayı? Mutlu olmayı, eğlenmeyi istiyorsun öyle değil mi?
O zaman bugün eğlenmeye izin vermelisin ki, eğleneceğin fırsatları hayatına çek.

Enerjin düştüğünde hızlıca odağını değiştir, korkudan çok merak etme ve deneme enerjini kullan, ve tabiki eğlen!
Sen bu maddelerden hangisini daha çok sevdin ve bu hafta uygulamayı seçiyorsun, paylaş lütfen;)

En Yüksek Potansiyelini deneyimlemek; İçindeki Enerjini Keşfetmek ve Sınırsız Yaşamak istiyor musun? 
Danışanıma söylediğim gibi aslında özümüz doğruyu biliyor fakat büyürken oluşan blokajlar, yanlış öğrendiklerimiz sebebiyle şu anda daha "sınırlı" yaşıyoruz.

Çakralarındaki blokajları açmak, içindeki uyuyan kundalini (farkındalık, yaratım) enerjisini kullanmaya başlamak için seni de Çakralar: Enerjini Keşfet ve Sınırsız Yaşa Workshopuna bekliyoruz.
3 Temmuz'da başlayacak olan workshopla ilgili bilgilere aşağıdan ulaşıp kayıt olabilirsin. 
Workshopa kayıt olmak için tıkla 
*Katılımcı sayısı sınırlı. Kendini seç ve workshopta buluşalım.

3 Adımda daha cesaretli SEN💥

Senden birşey hayal etmeni istesem, yapabilir misin?
"Çocukken sana hep "cesur olman", "isteklerini takip etmen", "düşmekten korkmaman"" öğretilseydi, sence bugün nasıl bir SEN olurdun?
Ya da,
"Negatif hikayeler anlatılmasaydı, korku, tehlikeler öğretilmeseydi", nasıl biri olurdun?

Bugün senden çok uzaklara bakmanı istemiyorum, sadece içine dönmeni, içindeki gücü hatırlamanı ve kendi doğrularını dinlemeye başlamanı istiyorum.
İçindeki sesi dinlediğinde "korkuna rağmen" adım atabilirsin. 
İçindeki sesi dinlediğinde "alışılmışın dışında" davranıp, olağandışı bir hayat yaşayabilirsin.
İçindeki sesi dinlediğinde "olmak için geldiğin" o muhteşem SEN olabilirsin.

Peki içindeki sesi dinleyerek nasıl daha cesur olabilirsin?

1- Evren ile "BİR" olduğunu hatırla
Evren ile birlikte olduğunu ve onun hep senin yanında olduğunu unuttuğun zaman korkarsın.
A Course in Miracles'ta da söylendiği gibi;
"Korku, kendi gücüne dayandığının işaretidir."
Korktuğun anlarda fark et; aslında, herşeyi kendi başına yapmaya çalıştığın için, bütün detayları kontrol etmeye çalıştığın için korkuyorsun.
Hatta bu sabah aklından geçen korkuları bir düşün şimdi. O anlarda Evren ile bir olduğunun farkında mıydın? ;) Değildin, öyle değil mi? Şimdi tekrar hatırla:
Sen ve Evren "bir"siniz!

2- Negatif kodlanmaları unut
Şu anda, senden bir telefon numarası söylemeni istesem, kimin numarası aklına gelir?
........
Neden?
Çünkü en sık o numarayı aradığın için öyle değil mi? En sık o numarayı hatırladığın, düşündüğün için.

"Aman dikkat et", "Bunu yaparsan başına .... gelir", "Ya ...... olursa"...
Risk almak, ya da adım atmak istediğin anlarda aklına ilk gelen düşünceler sadece sen hep bunları duyduğun, düşündüğün için o anda ilk olarak otomatik aklına geliyor. 

Korku, sadece bir "düşünce". 
Ve sana açık konuşacağım. 
Eğer çocukken hep negatif senaryoları düşünen, hep korkularını yansıtan ebeveynlerle dolu bir ortamda büyüdüysen, aklına ilk olarak bunların gelmesi çok normal. 

Peki bunu nasıl değiştirebiliriz?
Zaman makinesini icat edip de geçmişteki bütün böyle anıları tek tek değiştirmek zorunda değilsin.
Kendine  sor:
"Daha cesur yetiştirilmiş olsaydım bu durumda hangi adımı atmayı seçerdim?"
"Eğer bundan korkmasaydım, şu anda ne yapardım?"


Bu sorulara verdiğin cevaplar içsel rehberinin yani gerçek senin sesi. 
En büyük gücün şu anda yeniden seçim yapabilmek.
İç sesini takip etmeyi seçiyor musun?

3- Kendini küçültmeyi bırak
Bu cümleyi okuduğunda ne demek istediğimi çok iyi anlıyorsun!
-Olduğundan daha az olmaya çalışma.
-Ortama uyum sağlamak için kendini azaltma.
-Kendinden olduğundan daha azını bekleme.
Sen çok büyük şeyler yapmaya geldin ve senin büyük oynaman çevrendekilere de ışıldama ve büyük oynama iznini verecek.
İçindeki sesin şu anda sana yap dediği 3 şeyi yazarak başla:
-
-
-
"Nasıl olacak" sorusunu ya da onlarla ilgili korkuları düşünmeden önce sadece yaz.
Sonra da ilk 2 maddeyi tekrar oku;)
Okudun mu? 
Güzel:)
Şimdi benimle paylaş, bu hafta hangisini yapacaksın? Lütfen aşağıdan paylaş, heyecanla bekliyorum.

Çok büyük şeyler yapabileceğine inandığın ama kim olduğunu, cesaretini unutmuş ve hatırlamaya ihtiyacı olan arkadaşların var mı? Bülteni aşağıdaki sosyal medya paylaşım butonlarına tıklayarak paylaşabilirsin. Burada olduğun ve kendin için adımlar attığın için cesaretini kutluyorum!


Sat Nam,
Sevil

Sevil ile İstediğin Hayatı Yarat